Antik Çağ’da Ölü Kültü
Ölü Kültü’nün Ortaya Çıkışı
Antik çağ da insanlar , doğada korktukları , anlam veremedikleri , engelleyemedikleri varlık ve olayların tanrılar tarafından yapıldığına inanırlar. Dağların tepeleri , nehirler , gökler , ay ve yıldızlar gibi fırtına, yıldırım , şimşek , yağmur gibi doğa olayları tanrıların bir göstergesi olarak algılanır. Böylelikle de antik çağ insanı kendilerine bir kült geliştirerek , bir nesneye veya bir varlığa sığınma, inanma ve tapma ihtiyacı duymuşlardır. O yüzden de inanıp sığındıkları varlıklara karşı da kendilerini sorumlu hissederler ve onlara tapınmak için de tapınaklar ve temenoslar oluştururlar. Ve böylelikle de din olgusu ortaya çıkmıştır. Yaşamları boyunca mutlu olabilmek için , inandıkları tanrılar adına dinsel törenler düzenlemişlerdir ; yaşadıkları bölgeleri yaşanabilir ve bereketli kılmak için de din adına önemli bazı görevler üstlenmişlerdir. İnsanoğlunun bu dünyada olduğu kadar ; inanç şekline uygun olarak öteki dünya için de üstlendiği görevlerden bir kısmı , ölümle (ikinci yaşam) ilgilidir.

Ölü kültü ile ilgili törenlerin kökeni eski çağ da ölüm anlayışına bağlıdır.Antik çağ insanı genelde ölülerden korkar ve onlara saygı duyarlardı. İnançları gereği,ölüler adına kurbanlar kesilip , sunumlar yapılmazsa , ölü ruhlarının yer altı dünyasından çıkarak ,insanların arasına girerek huzursuzluk çıkartacağına , onların rüyalarına girerek onlara zarar verebileceği düşünürlerdi. Böylece , antik çağ kültürlerinde değişik geleneklere dayalı , mezar mimarisini ve yerleşimlerin biçimlenişini etkileyen ölü kültleri meydana gelir.

Kaynakça:
Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Dr.Hasan KASAPOĞLU
Instagram hesabımızı takip etmeyi unutmayın..


Tebrikler👏👏
👏👏👏👏😮