Sümerler’in Günümüzdeki Etkileri
Uygarlığın Beşiği Sümerler
Mezopotamya’nın bereketli topraklarında sayısız medeniyet ve kültün temelini atan Sümerler‘in M.Ö. 3500 – M.Ö. 2000 yılları arasında yaşadıkları bilinmektedir. Kurulmuş oldukları coğrafi yapının su kaynaklarına yakınlığı ve tarıma elverişli yapısı, bölgenin sıkça istilalara maruz kalmasına neden olmuştur. İstilaların sonucunda Sümerlerden günümüze tarihi yapılar ulaşmasa da onlar, tarihin seyrini değiştirecek birçok yeniliğe imza atarak tüm medeniyetlere öncülük etmişlerdir. Oluşturdukları çivi yazısı bilginin saklanmasının yanı sıra tarihi devirlere geçişi sağlayarak ilk yazılı hukuk kurallarının oluşumuna da zemin hazırlamıştır. Gök cisimlerine duydukları merak sonucunda ilk astronomik faaliyetler gerçekleştirilmiş ve bunun sonucunda ilk takvim ve günümüz burçlarının temelini atmışlardır. Bununla beraber Sümerler, matematik ve geometride de ileri giderek dört işlemi bulup çarpma ve bölme cetvelleri hazırlamışlardır. Matematikte ileri gitmeleri ilk bankacılık ve sigortacılık faaliyetlerinin de bu dönemde gerçekleşmesine vesile olacaktı.


Sümerler’de Toplumsal Yaşam
Şehir devletleri halinde örgütlenen Sümerler‘in toplumsal yapısında toplumsal bir hiyerarşi bulunmaktaydı. Başlangıçta Anaerkil bir toplum yapısı bulunan Sümerler’de 1.sınıfı din adamı ve askerlerin, 2.sınıfı yerel halkın ve 3.sınıfı ise kölelerin oluşturduğu toplumsal bir hiyerarşi bulunmaktaydı. Tarımsal faaliyetlerin büyük önem taşıdığı ve inançlarıyla ilişkilendirildiği bir sosyal yapı mevcuttu. Toplanan tarım ürünleri Zigguratların depo bölümünde saklanır ve rahipler aracılığıyla halka dağıtılırdı. Tarımsal faaliyetlerin ve dini inancın yazının bulunuşunda etki gösterdiği düşünülmektedir. Çok tanrılı inanışın hakim olduğu bu kadim medeniyette her şehrin bir koruyucu ve savaş Tanrısı bulunmaktaydı. Dini ritüellerin Sümer toplum hayatında önemi büyüktü ve Zigguratların orta katları tapınak görevi üstlenmekteydi. Tanrılar insan görünümünde ancak insanüstü güce sahip ilahlardı. Sümerlerin en önemli ilahları (Gılgamış Destanı’nda geçenler); An (Gök Tanrısı), Enlil (Hava Tanrısı), Enki (Bilgelik Tanrısı), İnanna (Aşk ve Bereket Tanrıçası), Tammuz (veya Dimuzi, Çoban Tanrısı)’dır.

Sümer İnanışının Günümüzdeki Yansımaları
Sümerler’in mitolojik ilahları ve dini ritüelleri Yunan ve Roma mitolojisini de etkileyerek günümüze dek ulaşma imkanı buldu. Bununla beraber günümüz toplumlarında devam eden birçok ritüel ve gelenekte Sümerlerin izi bulunmaktadır: Her sene baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı’nın kökeni Sümerlere dayanmaktadır. Sümer mitolojisine göre Sümer Güneş Tanrısı Tammuz ile Bereket ve Ay Tanrıçası İnanna, inanışa göre soğuk geçen kışın ardından baharın gelişiyle beraber her sene 21 Mart tarihinde evlenirdi. Bu tarih aynı zamanda gece gündüz süresinin eşitliği anlamına gelmekteydi. Bu kutsal evlilik aynı zamanda gecenin gündüze kavuşmasıydı. Güneş’in dünya üzerindeki konumu Sümerlilerin dikkatini önemli ölçüde çekmekteydi. İnanışa göre her sene 21 Aralık’ta Tammuz ölür ve 3 gün sonra gündüzlerin uzamaya başlamasıyla yeniden dirilirdi. Bu diriliş tıpkı Hristiyanların Mesih İsa’nın doğumunu kutladıkları gibi 25 Aralık’ta kutlanır ve ağaçlar süslenirdi. Noel Ağacının süslenişi, bir Sümer geleneği idi.

Dikkat çeken bir diğer nokta ise Sümer inancında da Domuz yemenin yasak olmasıydı. İnanışa göre Tanrı Adonis, vahşi domuzlar tarafından katledilir ve bunun üzerine tüm domuzlar günahkar ilan edilir. Günümüzde mezarlıklara selvi ağaçlarının dikilmesi yine bir Sümer ritüelidir. İnanışa göre selvi ağacının ebedi hayatı simgelemesi ve Tanrıların ölümsüzlüğünü betimlemesi, bu ağacın Sümer tapınaklarının vazgeçilmesi haline gelmesini sağlamıştır. Son olarak ekmeğin kutsal görülerek öpülmesi inancı Sabiilere dayanmaktaydı. Buna göre buğdayın toplanma tarihi Tammuz’un uykuya daldığı tarihe denk gelmekteydi ve ekmek Tammuz’un etiydi. Tarımın temel geçim kaynağı olduğu bu süreçte buğday ve ekmeğe özel bir anlam atfedilmesi elbette tesadüf değildi. Bu nedenle hala ekmek yere düştüğünde öpülür ve ekmek kırıntılarına basmanın günah olduğu belirtilir.

Kaynakça :
Muazzez İlmiye Çığ (1999). Sümer’de Arşiv ve Kitaplıklar. Bilim ve Ütopya, İstanbul.
Kramer, S. N. (1963). The Sumerians: Their history, culture, and character. University of Chicago Press.
Instagram hesabımızı takip etmeyi unutmayın..

