Arkeoloji

Şiddet İnsanın Doğasında mı Var?

Bu Yazıyı Paylaş :

Şiddet Doğal Bir Eylem Değildir

Her şeyden önce şunu söyleyebiliriz ki: İnsanın, insana kullandığı şiddetler kültürün sonucudur, doğal değildir. İnsanların bir arada yaşamaya başlaması bir enerji birikimi yaratmakta ve bu enerji birikiminin atılamaması sonucunda bedene yük binmekte ve bu yükün patlaması da sert olabilmektedir. Şiddet dediğimizde anlamamız gereken, cinsiyetli olma kısmıdır. Çoğunlukla erkek tarafından kadınlara, çocuklara ve diğer canlılara uygulanan bir eylemdir.

Nasıl Oldu Da Normal Hale Geldi ?

O kadar içimize sinmiş ki, önce dilde uygulamaktayız. Şiddeti barındıran kelimelerin ve cümlelerin cinsiyeti de vardır. İçinizden geldiği gibi dilinizi saldığınızda, tecavüz ve taciz barındıran sözler (küfürler) ortaya çıkabilmekte. Cinsellik, yani güzel bir şey olan ve canlıların çoğalmasına sebep olan şey, dilde kullanılırken cezaya dönüştürülmüştür zaman içinde.

Tarım Devrimi - Şiddet - Homo Sapiens Sapiens

Biz net olarak biliyoruz ki şiddetin başlangıç noktası tarımdır. Tarım öncesinde insanların birbirlerine saldırgan davrandığını gösteren arkeolojik veri yok. Fakat kitaplar bize farklı söylüyor. Şiddetin insanın doğasında olduğunu ve uygarlık sayesinde saldırganlık seviyesini azalttığımızı anlatıyorlar ama arkeolojik veriler tam tersini gösteriyor.

Homo Sapiens Sapiens’in Özünde Şiddet Var Mı ?

Bir tarihçi olan Harari, “Homo Sapiens Sapiens, doğası gereği şiddet eğilimli bir canlıdır. Ondan önceki türlerde bu yoktur. Biz şiddet canlısıyız.” der.

Şiddeti doğamız gereği olarak kabul etmek zorunda olduğumuzu belirtiyor. Homo Sapiens Sapiens olup da şiddet barındırmayan tek bir birey yoktur fakat bunu kabul edersek doğallaştırmış oluruz. Bu seferde bu savunma olarak kullanılabilir. Biri bir saldırganlık gösterdiği zaman “Bu benim doğamda var.” diyebilir ve bu şiddetle yaşamayı öğrenmek zorunda kalırız.

Eskiden Dünya Savaşları Vardı

Uzmanlar artık böyle savaşlar olmayacağını söylemektedir. Bir uzman der ki: “Biz 4. Dünya savaşını yaşıyoruz. 3. Dünya savaşı soğuk savaştı.” Bu tartışmaların nedenine bakarsak, dünyanın her yerinde farklı noktalarda savaş var ve büyük devletler artık savaşta nasıl zarar görmeyeceğini öğrendi. Kendi savaşmak yerine savaşmak istediği amaç uğruna farklı gruplar çıkarıp, onlara maddi destek sağlayıp, onların savaşmasını sağlıyor. Orta doğu sürekli savaşın içinde ve her zaman bu savaşlardan gelişmiş ülkeler galibiyet kazanıyor. Gelişmiş ülkelerin ekonomilerini sağlam tutma yöntemlerinden bir tanesi savaşa dönmüş durumda. Erkekler savaşıyor fakat bu savaşlarda en çok şiddete maruz kalanlar ise kadınlar ve çocuklardır.

Şiddet Doğal Kabul Edilebilir Mi?

Hiçbir canlı için doğal kabul edilemez. Bu teze karşılık olarak, şiddetin sadece insana ait olmadığını söyleyen uzmanlar da vardır. Afrika’daki bazı şempazelerin birbirlerine şiddet uyguladığını, ordu kurduğunu, birbirleriyle bölge için savaştığı, esir aldıkları, tecavüz ettikleri ve hatta birbirlerini köleleştirdiklerini örnek göstermektedirler. Fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar, bu maymunların gösterdiği şiddetin insanlık sebebiyle ortaya çıkmış olduğunu gösteriyor. İnsanların, yaşam alanlarını yok etmesinden ötürü geriye kalan yaşam alanları için aralarında savaş çıkmaya başladı. Daha önce böyle bir saldırganlık göstermiyorlardı.

Eğitim De Bir Şiddet Midir?

İnsanlığın öyle bir kültürü var ki, biyolojik varlıktan kültürel bir varlığa dönüşmek için şiddet uygulamaktadır. Mesela tuvalet eğitimi için şiddet uygular. Bir bebeğin hafifçe poposuna vurmak bile buna bir örnektir. Eğitimdeki şiddetin en erken kalıntılarından birine, bir Sümer tabletinde rastlamaktayız. Özet ile şu yazmaktadır:

“Gittim oturdum, öğretmenim tabletimi okudu. Bir şey eksik dedi ve bastonla kafama vurdu. Yetkililerden biri neden benim iznim olmadan konuştun dedi bastonla vurdu”

Eğitim dediğimiz şey, çoğunlukla şiddet ile yapılmaktadır. En sevdiğiniz evcil hayvanınıza eğitim verirken şiddet gösterirsiniz. Çocuğunuza da aynı şekilde. Unutmayın ki bağırmakta şiddete verilecek bir örnektir. Büyüdükçe, eğitimle ve cezalarla kurallara uymayı öğretiriz. Trafik cezaları bile bir şiddettir. Bizim eğitim dediğimiz şeyin içerisinde ceza var. Cezaların caydırıcı özelliği bize kurallara uymamızı öğretir.

Sınıftaki öğretmen şiddet göstermeye yetkilidir ama öğrenci değildir. Uygarlık dediğimiz şey bazı insanlar için şiddeti meşru kılmış. Genel çerçevede tek şiddet kullanma yetkisi devletindir. Devlet insanı cezalandırmak ile yetkilidir. Devlet şiddet kullanması yasalaşmış tek kurumdur.

Uygarlığın Şiddeti Ya Da Şiddetin Uygarlığı Olabilir Mi ?

Olabilir. Mülkiyet yoksa, mahremiyet yoksa, emek sömürücülüğü yoksa, şiddet kullanmanız için sebep yoktur. Toplumda hiç kimsenin hiç bir şeyi olmazsa şiddet için bir sebep olmaz. Toplum bize bir rekabet yaratıyor. Sürekli bizi mülkiyetlendirmeye çalışıyor. Avcı toplayıcılarda savaş olmamasının sebebi budur. Hiç bir şeye sahip olmamalarıdır.

Şiddet

Uygar dünya Amerika’yı keşfetti. Onun üzerinde uygar olmayan insanlar yaşıyordu ve uygar insanlar onlara zulüm ettiler, soykırım yaptılar. O uygar olmayan, korktuğumuz insan, şiddete maruz kaldı. Ellerindeki tüfek sayesinde, 30 kişilik gruplar 70-80 bin kişilik toplulukları yok etmiştir. Uygar olanın şiddeti, olmayanın yanında inanılmaz bir şekilde büyüktür. Osmanlı zamanındaki savaşlarda 20-30 bin kişi ölüyordu. Şimdi bir düğmeye basıldığında milyon kişi ölüyor. Niye öldüklerini bile bilemiyorlar. Uygarlık düzeyi arttıkça silahların düzeyi de artıyor. Taş ve mızraktan, füzelere ve roketlere kadar geldik. Şiddet dediğimiz şey bir çatışmanın, mücadelenin neticesidir. Bu çatışma hiyerarşik düzeyi belirleyen bir çatışmadır.

Nüfusun Şiddet Üzerinde Etkisi Vardır

125 bin yıl önce toplam 100 kişiydik. Koca kıta 100 kişiye ait ve her yer meyve, ağaç, hayvan… Yani tam bir cennetti. Paylaşılmayacak veya bencillik edebilecekleri bir ortam yoktu. İnsan sayısı dünya hiç büyümeden bu kadar artınca, her şey değerli olmaya başlamıştır. İnsan başına düşen birim sayısı azalmıştır. Üstelik Amerika’nın keşfinden sonra bu tüketim çok hızlanmıştır. Bu yüzden nüfusun şiddetle ilişkisi vardır.

Homo Sapiens Sapiens

Nüfus arttıkça ise nüfusun artma oranı da artmaktadır. 2. dünya savaşı sırasında dünya nüfusu 2.5 milyar idi. Sadece 70 yıl geçmesine rağmen, dünya nüfusu şuan ortalama 8 milyar. Nüfusun veya nüfusların birbirine şiddeti büyük bir tezat olarak tam da nüfusun çoğunluğu ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Şiddetin yok olması imkansız gibi de dursa, en azından oldukça azaldığı bir dünyada yaşamak dileği ile yazımıza son verelim.

Sağlıcakla…

Kaynakça:
  • İsmail Gezgin – Şiddet Uygarlığı
  • İsmail Gezgin – Uygar Dünyada Şiddetin Nesnesi: Kadın

Instagram hesabımızı takip etmeyi unutmayın..

Gökcan Bakkaloğlu

Profesyonel Turist Rehberi-Kültürel Miras Uzmanı

4 thoughts on “Şiddet İnsanın Doğasında mı Var?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.