Aspendos Tiyatrosu
Aspendos Tiyatrosu
Antalya’nın Serik ilçesi sınırları içerisinde yer alan ” Aspendos Tiyatrosu ” (Belkıs), konum olarak doğal bir tepenin doğu yamacına kurulmuştur. Günümüze gelen kalıntılarıyla Anadolu’nun en iyi korunmuş Roma Tiyatrosudur. MS II. yy. içerisinde, Antoninler Döneminde, Roma imparatoru Marcus Aurelius zamanında yapılmıştır. Antik kaynaklara göre bu dev tiyatro Romalı ünlü mimar Theodoros’un oğlu mimar Zenon tarafından MS 139 – 168 tarihleri arasında inşa edilmiştir.

Aspendos Tiyatrosu, yaklaşık 58 m. çapına yarım daireyi biraz aşan bir alanı kapsıyor. Karekteristik Roma özellikleri yansıtan yapının kaveası, iki bölümlü olarak yeniden düzenleniyor. Kavramın ikinci bölümünün üst kısmında ise, üzeri tonozla örtülü seyirciler kısmına bakan sütunlu bir galeri yer alıyor. Bu bölümün hem gezinti yeri olduğu, hem yağışlı ve güneşli havalarda sığınma mekanı olarak kullanıldığı, hem de tiyatro akustigini sağlamada önemli işlevi olduğu sanılıyor. Bu bölüm aynı zaman da tiyatronun analemmasını oluşturuyor.
Theatron tek diazoma ile ikiye bölünmüş. Alt bölüm 40, üst bölüm 60 oturma sırası taşıyor. Oturma sıralarının yüksekliği 40 cm. genişliği 65 cm. olarak düzenleniyor. Birinci bölüm 10 merdivenle 9 kerkidese ayrılmış. ikinci bölüm ise, 21 merdivenle 20 kerkidese ayrılıyor. İkinci bölümdeki kerkideslerin, birinci bölümdekiler göre, daha dar düzenlendiğini görüyoruz. Böylece tiyatronun orkestrası merkez alındığında ışın vari dağılan merdiven dizisinin varlığı dikkati çekiyor. Normal oturma yerleri düşünüldüğünde tiyatro, 20 bin kişilik seyirci kapasitesine sahiptir. Ancak D.S.Robertson tiyatronun toplam 7500 kişilik kapasitesinin olduğunu iddia ediyor. Bu da Romalıların oyunları yatarak seyredeceklerini akla getiriyor.

Sahne Binası
Tiyatronun sahne binası orkestraya göre daha yüksek ve derin olarak düzenleniyor. Binaya geçiş sahnenin iki yanındaki üzeri kemerle kapatılmış paradoslarla sağlanıyor. Paradoslarin üzerinde ise, Roma tiyatrolarına özgün sadece önceden gelen soyluların faydalanabildiği oturma locaları yer alıyor. Sahne binasının uzunluğunun, tiyatro ön kısım genişliğinde olmayıp daha dar tutulduğu gözleniyor. Sahne binası tiyatronun ön kısmında dışa doğru çıkıntı yapan duvarlarla birleşiyor. Sahne binasının dış cephesinde içteki oyun alanına açılan ortadaki büyük, yandakiler daha küçük olmak üzere beş kapı açıklığı bulunuyor. Ortadaki büyük kapı ” porta regia ” yanlardakiler ise , ” portae hospitales ” olarak adlandırılıyor. Sahne binasının esas tiyatro ile birleştiği yerde, sağda ve solda üstü düz örtüyle kapatılmış iki kapı açıklığı daha bulunuyor.

Yapının genelinde dış yüzeyler kesme taştan yapılıyor ve duvarların iç kısmında moloz taşlar dolgu malzemesi olarak kullanılmıştır. Antik kaynaklardan, sahne binasının theatron yüksekliğinde inşa edildiğini ve orjinal yapıdan sahne binasının üstünün ahşap bir çatıyla kapatıldığını, çatının tavan kasetlerinin görkemli bezemelerle seslendiğini öğreniyoruz. Dış cephe iç cepheye göre daha iyi korunmuş durumda. Bunun nedeni ise, sahne binasının üç cephesinin yoğun mimari bezemelerle süslenmiş olması. Dolayısıyla yapının genelinde yaşanan tahribat iç cephe üzerinde daha etkili oluyor. Dış cephe Grek ve Roma tiyatrolarının genel özelliklerini yansıtıyor.

Sahne İç Cephe
Sahne binası içten iki yapı katı gösteriyor. Alt kat ve üst kat birbirinden bağımsız duran on çift sütunla süsleniyor. Her bir çift sütun dışa doğru taşındı yalan bir alt yapı üzerine oturtuluyor ve bu sütunlar üzerinde yoğun bezeme elemanlarını taşıyorlar. Kapıların arasında kalan dar alanlarda ise, küçük nişler bulunuyor. Bu nişlerin içerisinde Dionysos’la ve kentle ilgili heykeltraşlık eserleri sergileniyor. Alt kat sütunlarındaki başlıklarda ion düzeni uygulanmış. Sütunların üzerinde üç silmeli arsitrav bloku bulunuyor. Arsitravin üzerinde ise , Pamphylia bölgesine özgü MS II. yy.’a tarihlenen mimari beslemelerle süslü çatı elemanları yer alıyor.
Skenefrons
Birinci kat ile ikinci kat sütunlarının beslemesinin tek farkı, alt kat sütunlarının ion düzeninde ; üst katın ise korint düzeninde olmasıdır. İkinci katın düzenlemesinde alt katta olduğu gibi kapılar yerine nişler kullanılıyor. Ortadaki büyük nişin üzerinde kabartma olarak, Dionysos’un yaşamından alınmış bir sahne işlenmiş ; üst kat nişlerinde de yine Dionysos ve oyunlarıyla ilgili heykeltraşlık eserleri yer alıyor. Ortadaki üçgen alınlığın tam ortasında bir Dionysos heykeli bulunuyor ve onun etrafına bitkisel elemanlarla süsleme yapılmıştır. Bu tür düzenlemeye ” aedikula ” düzenlemesi deniliyor. Çatıların üzerinde de köşelere yerleştirilmiş, genel de ellerini yanlara doğru açan akroter figürleri yer alıyor. Antik kaynaklar sahnenin üst kısmının bir ahşap çatı ile kapatıldığını belirtiyorlar ve bu çatının da alt kısmında çatıyı hafifletir nitelikte burçların bulunduğunu belirtiyorlar.
Bu dev tiyatro Selçuklular Dönemi’nde bazı bölümleri onarılarak yeniden kullanılıyor. Ancak ne amaçla kullanıldığı bilinmiyor. 1967’de yapılan geniş çaplı restorasyon çalışmaları sonucunda tiyatronun büyük bir bölümü günümüze kadar ayakta kalıyor.

Kaynakça :
Eski Çağ Mimarisi – Grek ve Roma Tiyatroları
Instagram hesabımızı takip etmeyi unutmayın..


Bir kişi 35 TL giriş ücreti olur mu ?
4 kişilik bir aile gezmeye kalksa 140.-TL ödemesi gerekir kendi Ülkemizi gezemiyor sak yazıklar olsun.
Kültür bakanlığı fiyatları aşağıya çekmeli!